OWASP Global AppSec EU 2026

Konferans Çıktıları ve Lostar Değerlendirmesi

Uygulama Güvenliği

Yapay Zekâ Çağında Yeni Riskler ve Yaklaşımlar

Yapay zekâ, ajan tabanlı sistemler ve yeni entegrasyon modelleri uygulamaların çalışma biçimini değiştirirken güvenlik sınırlarını da genişletiyor. OWASP Global AppSec EU 2026 çıktılarından yola çıkan bu Executive Brief; AppSec, MCP, saldırı yolu analizi, güvenli SDLC ve çalışma zamanı güvenliği açısından öne çıkan yeni riskleri ve alınabilecek aksiyonları Lostar uzmanlarının değerlendirmeleriyle ele alıyor.

AppSec Trendleri

Uzman Görüşleri

Yeni Riskler

Uygulanabilir Öneriler

Uygulama güvenliği ve yapay zekâ çağında yeni riskler Lostar raporu

Yapay Zekâ Çağında Uygulama Güvenliği Raporunda Neler Var?

OWASP Global AppSec EU 2026’da öne çıkan gelişmeleri Lostar uzmanlarının saha deneyimiyle değerlendirdik. Rapor; yapay zekâ destekli uygulamalar, ajan tabanlı sistemler ve yeni entegrasyon modellerinin güvenlik ekipleri açısından oluşturduğu değişimi beş temel başlık altında ele alıyor.

Ajanlar ve yeni saldırı yüzeyleri Ajanların, MCP bağlantılarının, API’lerin ve veri kaynaklarının oluşturduğu yeni güven ilişkilerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini inceleyin.

Kimlik, yetki ve insan onayı Ajanların sahip olduğu yetkiler, erişebildiği sistemler ve yüksek etkili işlemlerde uygulanabilecek kontrol mekanizmaları hakkında öne çıkan çıkarımları görün.

Saldırı yolu ve iş mantığı analizi Tekil teknik zafiyetlerin ötesine geçerek birden fazla bulgunun nasıl gerçek saldırı yollarına dönüşebildiğini değerlendirin.

Yapay zekâ sistemlerinin güvenlik testi Model, uygulama, veri, RAG, altyapı ve araç bağlantılarının neden tek bir sistem olarak değerlendirilmesi gerektiğini inceleyin.

Güvenli SDLC ve çalışma zamanı Üretim ortamından elde edilen davranış ve güvenlik verilerinin tehdit modelleme ve test süreçlerini nasıl besleyebileceğini keşfedin.

Modern Uygulamaların Saldırı Yüzeyini Şekillendiren Üç Veri

Raporda ele alınan güncel saldırı verileri, modern uygulamalardaki risklerin yalnızca tekil teknik zafiyetlerden oluşmadığını gösteriyor. Kimlikler, üçüncü taraf bağımlılıkları ve birbirini takip eden saldırı adımları AppSec ekiplerinin daha geniş bir saldırı yüzeyini değerlendirmesini gerektiriyor.

%36 → %61

Sistem ihlallerindeki yükseliş

Sistem İhlali örüntüsünün üç dönem içindeki yükselişi, saldırıların tek bir açıktan çok farklı sistemler, kimlikler ve erişim noktaları arasında ilerleyen saldırı yollarından oluşabildiğini gösteriyor.

%31

İlk erişimde zafiyet istismarı

Zafiyet istismarı ilk erişimde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Teknik açıkların erken aşamada tespit edilmesi kadar, bu açıkların saldırı zincirinin sonraki adımlarında nasıl kullanılabileceğinin değerlendirilmesi de önem taşıyor.

%32–68

Sektörlere göre üçüncü taraf etkisi

Üçüncü taraf maruziyetinin birçok sektörde yüksek seviyelere ulaşması; API’lerin, harici servislerin, yazılım bileşenlerinin ve yeni entegrasyonların doğrudan güvenlik yüzeyinin parçası olduğunu gösteriyor.

Executive Brief’te bu verilerin ajan güvenliği, MCP, saldırı yolu analizi, güvenli SDLC ve çalışma zamanı güvenliği açısından ne ifade ettiği Lostar değerlendirmesiyle birlikte ele alınıyor.

Uygulama Güvenliği Nedir?

Uygulama güvenliği (AppSec), yazılım uygulamalarındaki güvenlik risklerinin tasarım ve geliştirme aşamasından üretim ortamına kadar belirlenmesi, önlenmesi ve azaltılması için uygulanan süreç, yöntem ve kontrollerin bütünüdür. Amaç yalnızca güvenlik açıklarını bulmak değil; uygulamanın yaşam döngüsü boyunca güvenliğini sürdürülebilir hale getirmektir.

Bu yaklaşım; güvenli tasarım, kaynak kod analizi, kimlik ve yetkilendirme kontrolleri, API güvenliği, üçüncü taraf bileşenlerin değerlendirilmesi, güvenlik testleri ve çalışma zamanı gözlemleri gibi farklı katmanları birlikte ele alır. Böylece güvenlik, yalnızca yayın öncesinde yapılan tek seferlik bir kontrol olmaktan çıkar ve yazılım geliştirme yaşam döngüsünün sürekli bir parçası haline gelir.

Güvenli tasarım ve tehdit modelleme
Kaynak kod ve bileşen güvenliği
Web uygulaması ve API testleri
Kimlik ve yetkilendirme kontrolleri
Güvenli SDLC süreçleri
Çalışma zamanı izleme ve doğrulama

Yapay Zekâ Uygulama Güvenliğini Nasıl Değiştiriyor?

Yapay zekâ destekli uygulamalar, geleneksel yazılım mimarilerine yeni veri akışları, ajan kimlikleri, araç bağlantıları ve otomatik karar mekanizmaları ekliyor. Bu değişim, yalnızca yeni teknik bileşenler oluşturmakla kalmıyor; hangi sistemin neye erişebildiği ve hangi işlemleri gerçekleştirebildiği konusunda yeni güven ilişkileri de yaratıyor.

Özellikle ajan tabanlı sistemlerde güvenlik yalnızca kullanılan modelin değerlendirilmesiyle sınırlandırılamaz. Ajanın kimliği, sahip olduğu yetkiler, eriştiği veri kaynakları, API bağlantıları, MCP üzerinden kullandığı araçlar ve insan onayı olmadan gerçekleştirebildiği işlemler aynı risk modelinin parçalarıdır.

Bu nedenle modern AppSec yaklaşımında kaynak kod ve üretim öncesi testler önemini korurken; saldırı yolu analizi, iş mantığı testleri, kimlik ve yetkilendirme kontrolleri ile çalışma zamanı gözlemleri daha merkezi bir rol üstleniyor.

01

Ajan kimlikleri yeni bir yetkilendirme katmanı oluşturuyor

İnsan kullanıcıların yanında çalışan ajanların hangi kaynaklara erişebildiğinin ve hangi işlemleri gerçekleştirebildiğinin ayrıca kontrol edilmesi gerekiyor.

02

MCP ve araç bağlantıları saldırı yüzeyini genişletiyor

Model ile harici araçlar, servisler ve veri kaynakları arasındaki bağlantılar yeni güven sınırları oluşturuyor.

03

Tekil zafiyetler yerine saldırı yolları önem kazanıyor

Birden fazla düşük veya orta seviyeli bulgu; kimlik, yetki ve iş mantığı hatalarıyla birleşerek daha yüksek etkili saldırı senaryolarına dönüşebiliyor.

04

Güvenli SDLC üretim ortamından besleniyor

Gerçek kullanım davranışları, yetkilendirme sorunları ve çalışma zamanı gözlemleri tehdit modelleme ve güvenlik testlerinin sonraki döngülerini geliştirebiliyor.

OWASP Global AppSec EU 2026 etkinliğini inceleyin

Uygulama Güvenliği Risklerini Farklı Katmanlarda Test Edin

Raporda ele alınan riskler, tek bir güvenlik kontrolüyle değerlendirilemez. Kaynak kod seviyesindeki zayıflıklardan çalışan uygulamanın saldırgan bakış açısıyla test edilmesine ve farklı bulguların gerçek saldırı senaryolarında nasıl birleştiğinin görülmesine kadar birbirini tamamlayan güvenlik değerlendirmeleri gerekir.

01

Kaynak Kodu Güvenlik Denetimi

Güvensiz kodlama kalıplarını, mimari zayıflıkları ve üçüncü taraf bileşenlerden kaynaklanan riskleri geliştirme sürecinin erken aşamalarında görünür hale getirin.

Kaynak Kodu Güvenlik Denetimini İnceleyin
02

Sızma Testi

Web uygulamaları, API’ler ve sistemlerdeki güvenlik açıklarını saldırgan bakış açısıyla test ederek bulguların nasıl istismar edilebileceğini ve oluşturabileceği iş etkisini değerlendirin.

Sızma Testi Hizmetini İnceleyin
03

Kırmızı Takım

Tekil zafiyetlerin ötesine geçerek farklı açıkların, kimliklerin ve erişim yollarının gerçek saldırı senaryolarında nasıl birleşebileceğini ve savunma mekanizmalarının bunlara nasıl karşılık verdiğini test edin.

Kırmızı Takım Hizmetini İnceleyin
Bir Sonraki Adım

Uygulama Güvenliği Risklerinizi Kendi Ortamınızda Değerlendirin

Kaynak koddan API’lere, kimlik ve yetkilendirmeden çalışma zamanı davranışlarına kadar mevcut güvenlik seviyenizi ve öncelikli risk alanlarınızı Lostar uzmanlarıyla değerlendirin.